Beyaz yaka olarak çalıştığım tam zamanlı işimi bırakıp, hep hayalini kurduğum bu sayfayı 2020 yılında faaliyete geçirdim. Evet doğru okudunuz. Her zaman her fırsatta kendi ürünlerimi geleneksel usullerle üretip, bu ürünleri siz değerli müşterilerimle paylaşmayı hayal ettim. Sonunda başardım. 2020 den bu yana sizlerle birlikte burada olmaktan çok mutluyum. 

Ben bir çiftçi kızıyım. Atalarımın topraklarımda doğdum, büyüdüm. Bu topraklarda büyüklerimden öğrendiğim usullerde üretim yapıyorum. Gençlerin kendi ata topraklarını bırakıp, hızla şehir hayatına geçtiği, toprağa verilen emeği yorucu ve gereksiz gördüğü bu dönemde bizim doğaya olan sevgimiz ve emeğimiz en büyük mutluluğumuz
♥️
Alın Teri, Emek...
Zahmetle ve yorgunlukla yapılan tarım.
Ülkemizin ve şehrimizin bilinmeyen kıymeti.

Her şey toprağı sevmekle başladı. Toprak emek istiyor, uğraşmak gerekiyor onunla, ama aynı dili konuşabilirsen sizden mucizesini esirgemiyor. Veriyor elindekileri. Ekiyorsun elindeki tohumu toprağa, su ile buluşturuyorsun, umuda yükseliyor filizleri. Güneşin altında birlikte pişiyorsun, sonunda emeğinin sonucu yetişiyor, olgunlaşıyor biber ve domateslerin. Alıyorsun bu güzellikleri yine aynı güneşte hazırlıyorsun mis gibi salçaları. Biliyorsun bu emek sıcacık bir mutfağa girecek, mis gibi bir lezzete harman olacak. Sonra şükredecek yaratana yarattığı için bu güzellikleri. Bu döngünün bir parçası olmak, olabilmek inanılmaz bir his. İşte beni büyüleyen ve buraya bağlayan his bu.

Batı Anadolu deniyor bu coğrafyaya. Nice medeniyetler kurulmuş buralarda ve nice medeniyetler yok olmuş bu topraklarda. Gelip geçenler, yaşayanlar, yaşamak için savaşanlar, savaşmak için ölenler. Kim bilir kimler kimler. Günün sonunda kimse kalmamış geçmişten. Sadece birkaç şey var o günlerden. Biride asırlık zeytin ağaçları. Geçmişin türlü izlerini taşıyıp gelmişler bu günlere ve şu an bizlere emanetler. Oturuyorum gölgesine dinliyorum bazen onları. Çok şey anlatıyor yaprakları. Sonra uzatıyor bana meyvelerini. Şifa deposu yağ ve zeytin çeşitlerimizi üretiyoruz bu meyvelerden. Her paketin içerisinde bir tarih, bir varoluşun hikayesi.

Toprak kış olduğunda uykuya yatıyor dinlendiriyor kendini. Ağaçların renkleri soluyor, dökülüyor yapraklar. İnsanı bir hüzün kaplıyor. Ben yaz insanıyım anlıyorum bunu gelsin istiyorum yeniden uyanış yeniden başlangıç. O kuru dallarındaki kıpırtıyla anlıyorum döngünün başladığını. Asma yaprakları yeşermeye başlıyor, çıkıyor ilk sürgünler bende atıyorum üzerimden hüzünümü, bir heyecan kaplıyor içimi. O ilk yapraklar inanılmaz taze lezzetli. Başlıyor hasat telaşı en tazesini toplamak için. Zaman kısa, güneş sertleştirmeden hazırlamak lazım salamuraları. Sonra salkımlar oluşuyor. Bir düzen içerisinde bir sürü tane. Bolluk bereket simgesi üzüm salkımı. Doğal enerji kaynağı. Kurutmalıyız uzun süre saklanabilmesi için. Bilmem hala var mıdır cebine biraz leblebi ve kuru üzüm karışımı alıp da gezen. Bu bolluk boşa gitmemeli. Pekmez olmalı bazıları tahinle karışmalı, sofralardaki yeni nesil çikolatalara bırakmamalı yerini. Yapacak iş çok anlayın içimdeki heyecanı.

Bir kişi eğer mutlu ve huzurluysa bu çevresine de yansıyor. Çalışırken geçirdiğimiz zaman günümüzün çoğunu alıyor. Bu yüzden kaliteli zaman sevdiğimiz işi yapmaktan geçiyor. Eğer iş hayatında insan mutlu oluyorsa genelde de mutlu ve pozitif oluyor. Ben bu konuda şanslı olduğumu düşünüyorum. Bu sayfa bana hayal ettiğim işi verdi. Üretmeyi seviyorum ve ürünlerimi siz değerli müşterilerimle paylaşıyorum. Sizlere çok teşekkür ediyorum ve uzun yıllar bu sayfada buluşmayı diliyorum. Sizleri çok seviyorum…




 

cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR